Yazarlar

Sadri Ertem kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

, Sabri Etem imzasını da kullanmıştır. Büyük babası, Mevlevi şairlerinden Hasb Dede, Kütahya’nın Emet bucağından çıkmıştı. Babası Binbaşı İbrahim Edhem Bey’le Anadolu ve Rumeli’nin bazı yerlerini dolaşmıştır. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a gelmişlerdir (1908). Üsküdar Askeri Rüştiyesi ve Üsküdar İdadi’sinde okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun olmuştur (1920). Bu arada Birinci Dünya Savaşı’na yedek subay olarak katılmış, Kurtuluş Savaşı’nda Ankara’da Hakimiyet-i Milliye ve Yeni Gün gazetelerinin yazı işleri müdürlüklerinde bulunmuştur.

sadri ertem 150x150 - Sadri Ertem kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri
Doğum1900, İstanbul
Ölüm13 Kasım 1943, Ankara
Meslek, yazar

Cumhuriyet’in ilanından sonra Son Telgraf gazetesinin baş yazarlığını yapmıştır (1924-1925). Muhalefet yaptığından ve bir karikatür üzerine, Takrir-i Sükun Kanunu gereğince gazetesi kapatılarak Şark İstiklal Mahkemesine sevk edilmiş ve beraat etmiştir. Öğretmenlik ve Vakit gazetelerinde fırka yazarlığı yapmıştır. Gazi Eğitim Enstitüsünde felsefe tarihi ve sosyoloji okutmuştur. Ortaokullar içi tarih kitabı yazmıştır. Türk devriminin karakterini çözümlemeye çalışmıştır. Kütahya’dan milletvekili seçildiği sırada Sadri Ertem, Matbuat Umum Müdürlüğü müşaviriydi (1939). İki seçim devresinde bu yerden milletvekili çıkmıştır. Hiç evlenmemiş, kız kardeşiyle birlikte yaşamıştır. 12 Kasım 1943’te Ankara’da kalp krizinden ölmüş, orada gömülmüştür.

Sadri Ertem’in Edebi Kişiliği

Daha 14 yaşındayken Tercüman-ı Hakikat, üniversiteye devam ederken de Tanin gazetelerinde yazıları çıkmıştır. Edebi nitelikteki yazıları ve ilk hikaye denemelerini mütareke yıllarında İstanbul’da çıkan Genç Yocular (1917) dergisinde yayınlamış, savaş anılarından bahseden “Faniler Arasında”, Ümit dergisinde çıkmıştır. 1928 yılına kadar edebiyatla meşguliyeti ikinci plana bırakmıştır. Bundan sonra Resimli Gazete’de sürekli, Güneş ve Resimli Ay dergilerinde aralıklı bir şekilde hikayeleri çıkmıştır.

Hikayecilik yolunun başlangıcına işaret eden ilk başarılı hikayesi “Bacayı İndir, Bacayı Kaldır“ı Resimli Ay’da yayınlamıştır. Vakit gazetesinde yazı dizisi yayınladıktan sonra kitap biçiminde yayınladığı “Çıkrıklar Durunca (1931)” adındaki romanının gördüğü büyük ilgiden sonra, bu alandaki çalışmalarını arttırmıştır. Belli başlı eserlerini 1931-1943 yılları arasında, 12 yıl içerisinde vermiştir. Bilhassa son yıllarında Vakit (Kurun) gazetesindeki çevresinde toplanan hikayeci gençlerle ortaya çıkardığı canlı hareketin, yeni hikayeciliğimizin gelişmesinde büyük etkileri olmuştur.

Sadri Ertem, yeni hikayeciler kuşağının yetişmesi üzerinde etki yapanların başında sayılmaktadır. Başta o olmak üzere bu gazetede toplana bir grup (Refik Ahmet Sevengil, Hakkı Süha Gezgin, Selahaddin Enis, Reşat Enis, Bekir Sıtkı Kunt, Kenan Hulusi), “” diye adlandırabileceğimiz, ömrü az süren bir topluluk kurmuşlar. Sadri Ertem’in bu gazetede ve Yenigün adındaki haftalık magazinde yayınladığı sanat ve edebiyat konularındaki yazıları  ve düşünceleri, hikayelerinden daha geniş ölçüde etkiler uyandırmış, bunlardan bir bölümü kitap biçiminde de basılmıştır (Fikir ve Sanat, 1939). Bazı hikayeleri yabancı dillere de (Fransızca, Almanca, İngilizce, Rusça, Yunanca, Çince, Arapça) çevrilmiştir.

Sadri Ertem, edebiyatımızda ilk kez işçi ve işveren ilişkilerini ortaya koyan öyküler yazmıştır. Anlattığı kişiler memuru, işçisi, köylüsüyle hep çalışan kesimler olmuştur.

Faniler Arasında (Ümit Dergisi, 7 Ocak 1919)

Biz yeni insanı tanımıyoruz. Onu, eldeki eski ölçülerin, eski vasıtaların kendisine verdiği itiyatlarla tanımaya çalışıyoruz. Elini kendi iradesiyle kullanan insanı, makineye tabi olarak işleyen insandan ayırt edemiyoruz. Bu iki adam arasındaki fark, iki dünya arasındaki farktır.
İki insan psikolojisi birbirine karşı kapalı bir alemdir.
Yeni adamın kıymetler dünyası, yeni adamın dünya görüşü artık bir kollektiviteye mal olmuştur. Bu görüş, bu alem tasavvuru yepyenidir. Maddeye, hayata dair ölmez eserler veren sanat, tabiatın bu yeni mevzuu üzerinde de kopya olmayan ve ebediyete intikal edecek değerdeki eserleri yaratacaktır.
Dün ferdi psikolojiyi bir tahlil mevzuu yapan ve bunda muvaffak olan edebiyat, bugün sosyal tahlili de bir roman içinde muvaffakiyetle başarabilir.

– “Sanat ve sosyal mesele” Fikir ve Sanat, 1939

Roman

  • Çıkrıklar Durunca (1930)
  • Bir Varmış Bir Yokmuş (1933)
  • Düşkünler (1935)
  • Yol Arkadaşları (1947)

Öykü

  • Silindir Şapka Giyen Köylü (1933)
  • Bacayı İndir, Bacayı Kaldır (1970)
  • Korku (1934)
  • Bay Virgül (1935)
  • Bir Şehrin Ruhu (1938)

Öteki Kitapları

  • Türk İnkılabının Karakterleri (1933)
  • Kıyılardan Stepe Bir Vagon Penceresinden (gezi, 1934)
  • İmparatoriçe ve Saray (1934)
  • Modern Avrupa İktisat Tarihi 1760-1932 (1934)
  • Politika Felsefesi (1935)
  • Ankara-Bükreş (gezi, 1937)
  • Fikir ve Sanat (denemeler, 1938)
  • Avrupa’nın İskeleti (1939)
  • Propaganda (1942)
  • Sovyet Rusya Hatıralarım (1989)
Etiketler
Devamını Göster

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı