Şairler
İlgi Gören

Ali Şir Nevai kimdir, hayatı, edebi kişiliği, eserleri

, Çağatay şairidir. Adı Ali Şir, mahlası Nevai’dir. Timurlular devrinde Orta Asya’da gelişen Çağatay edebiyatının en büyük şahsiyetidir. Uygur kabilesindendir. Babası Kiçkine Bahşi’dir. Ataları, Barlas emirleri, Timur ve oğullarının hizmetinde bulunmuştur. Süt kardeşi ve okul arkadaşı ile olan Hüseyin Baykara ile birlikte Ebulkasım Babür tarafından yetiştirilmiştir. Çok genç yaşlarından başlayarak, Türkçe ve Farsça şiirler yazmıştır. Ebu Said Mirza’nın hükümdarlığı sırasında (1457-1469), Baykara Mirza’nın torunlarına ve akrabasına baskı yapılmıştır. Hüseyin Baykara Astarabad’da bağımsızlığını ilan etmek isteyince, Ebu Said Mirza tarafından oradan uzaklaştırılmıştır. Bu karışık günlerde , Ebu Said’den himaye görmemiştir.

 
ali şir nevai
ali şir nevai
Diğer AdlarıNizamüddin Ali Şir Nevai, Ali Şir Beg, Emir Ali Şir
Doğum1441, Herat
Ölüm1501, Herat
Meslek, , , şair, yazar

Hüseyin Baykara’nın hükümdar olmasından sonra Herat’ta daima onun yanında kalmıştır. Önce mühürdar (nişancı), Herat’ı işgal etmek isteyen Yadigar Muhammed Mirza harekatını bastırmada gösterdiği faydalarından sonra da divan beyi olmuştur. Ali Şir, bazı seferlerde arkadaşı Hüseyin Baykara’nın yanın bulunmuş, bazı seferlerde onun naipliğini yapmıştır. Hükümdardan sonra en nüfuzlu şahıstı. Daha sonraları divan beyliğini bırakarak hükümdarın sadece nedimi olarak kalmış, nüfuzu daha da artmıştır. Belh valisi olan kardeşi Derviş Ali’nin isyanını, hanedan içindeki geçimsizlikleri yatıştırmakta rolü oldu. Ölümünden sonra hükümdar bizzat matem merasimini idare etmiş ve Havzımahiyan’da kendi başkanlığında Türk usulü aş (yog yemeği) verdirmiştir.

Temiz ahlaklı, samimi bir insan, tedbirli ve heybetli bir devlet adamı olarak anılan Ali Şir Nevai, servetiyle kendi adını taşıyan bir mahalle kurmuştur. Saray, cami, medrese, han, hastane ve darülhaffaz (hafızlar evi) yaptırmıştır. Çeşitli yerlerdeki yapılarının sayısı 370’i bulur.

Ali Şir Nevai’nin Edebi Kişiliği

Devrinde büyük hayranlık duyulan İran edebiyatını Türk ruhuna uydurmak, Türkçeyi yüksek bir sanat haline sokmak gayesindeydi. Hamse’sinde, ahlak ve tasavvufa dair hikayeleri içine alan Hayret-ül-Ebrar (Hayır Sahiplerinin Hayreti), Ferhad ve Şirin, Leyla ve Mecnun, Seb’a-i Seyyare (Yedi Gezegen), Sedd-i İskenderi (İskender Seddi) adlı mesnevileri bulunur. Hazain-ül Meani (Mana Hazineleri) adlı 55.000 mısralık Türkçe divanı, hayatının dört devrinde söylediği şiirleri toplamıştır, dört kısımdır: Graib-üs-Sıgar (Küçüklüğün Garibeleri), Nevadi-üs-Sebab (Gençliğin Seçkin Değerleri), Beda’i-ül-Vasat (Orta Yaşın Güzellikleri), Feyaid-ül-Kiber (Yaşlılığın Faydaları) adlarını taşır. Ayrıca Farsça bir divanı da vardır. Hayatının sonuna doğru yazdığı Lisan-üt-Tayr (Kuşların Dili), Feridüddin Attar’ın Mantıkut-Tayr’ına naziredir. Mecalis-ün-Nefais (Güzellikleri Derlemesi) tezkire mahiyetinde; sofiler ve mutasavvıflar hakkında Nesaim-ül-Muhabba min Şamaim-el-Futuva (Cömertliğin Güzel Kokuları ve Muhabbetin Latif Rüzgarları, 1495) adlı eserleri vardır. Hamset-el-Mutahayyirin (Mutahayyirlerin Hamsesi), Halat-ı Hasan Erdişir (Hasan Erdişir’in Halleri), Halat-ı Pehlivan Muhammed Kustigir (Pehlivan Muhammed Kustigir’in Halleri) adı altında, dostları ola Cami, Hasan Erdişir ve Pehlivan Muhammed’e dair hatıraları ve mektupları toplamıştır.

Ali Şir Nevai, hayatının sın yıllarında yazdığı Muhakemet-ül-Lügateyn (Dillerin Muhakemesi, 1498) ve Mahbub-ül-Kulüb (Kalblerin Sevgilisi, 1500) en tanınmış eserleridir. Muhakemet-ül-Lügateyn’de, Türkçeyi Farsçaya karşı savunur ve çeşitli deliller ileri sürerek onu Farsçadan, Türkleri diğer milletlerden üstün gösterir. Mahbub-ül-Kulüb ise cemiyetin çeşitli tabakalarından söz edilerek yazılmış didaktik bir eserdir.

Eserlerinin en büyük özelliği, onlarda çok açık görünen Türk milliyetçiliğidir. Türklüğü ile iftihar eder ve Türklerin tarihte oynadıkları rolün şuuruna varır.

Vezinler ve şekiller hakkında Mizan-ül-Evzan (Vezinlerin Ölçüsü), Nazm-ül-Cevahir (Cevherlerin Dizisi), Tevarih-i Enbiya ve Hükema (Hakimler ve Peygamberler Tarihi), Risale-i Muamma (Muamma Kitabı), Tarih-i Mulûk-ı Acem (Acem Ülkeleri Tarihi), Çihil Hadis (Kırk Hadis) adlı eserleri de vardır. Eserlerinin çeşitli suretleri ve baskıları vardır. Bazıları tezhiplidir.

Ali Şir Nevai‘nin günümüze kalan üç bestesi vardır. Edebi Türk lehçelerinin hepsinde derin tesirleri olmuş; Fuzuli, 2. Bayezid, Ahmed Paşa, Yavuz Sultan Selim, Baki, Nedim, Şeyh Galip’e tesir etmiştir.

Ali Şir Nevai Eserleri

  • Lisan-üt-Tayr (1498)
  • Muhakemet-ül-Lügateyn (1499, günümüz Türkçesine İshak Refet Işıtman 1941’de çevirmiştir)
  • Sirac-ül-Müslimin (1499)
  • Mahbub-ül-Kulüb (1500)
  • Hazayin-ül-Maani (bütün şiirlerini bir araya getirdiği divanıdır,çocukluğunda yazdığı Garaip-üs-Sigar; gençliğinde yazdıkları Necadir-üş-Şebap; orta yaş şiirleri Bedayi-ül-Vasat ve olgunluk çağı şiirleri de Fevaid-ül-Kibar)
  • Farsça Divanı (Fani mahlasıyla yazmıştır, 1496)
  • Hayret-ül Ebrar (1483)
  • Ferhad ü Şirin (1484)
  • Leyla vü Mecnun (1484)
  • Seb’a-i-Seyyare (1484-1485)
  • Mecalis-ün Nefais (1491-1492)
  • Münşeat (1491-1492)
  • Nesaim-ül-Muhabba min Şamaim-el-Futuva (Cömertliğin Güzel Kokuları ve Muhabbetin Latif Rüzgarları, 1495)
  • Mahbub-ül Kulub-Fil Ahlak (1500-1501)
  • Mizan-ül-Evzan (Vezinlerin Ölçüsü)
  • Nazm-ül-Cevahir (Cevherlerin Dizisi)
  • Tevarih-i Enbiya ve Hükema (Hakimler ve Peygamberler Tarihi)
  • Risale-i Muamma (Muamma Kitabı)
  • Tarih-i Mulûk-ı Acem (Acem Ülkeleri Tarihi)
  • Çihil Hadis (Kırk Hadis)
  • Hamset-el-Mutahayyirin (Mutahayyirlerin Hamsesi)
  • Halat-ı Hasan Erdişir (Hasan Erdişir’in Halleri)
  • Halat-ı Pehlivan Muhammed Kustigir (Pehlivan Muhammed Kustigir’in Halleri)
Etiketler
Devamını Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı